Pages

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Bir Garip Yorgunluk

Bir önceki yazımda Bursa'ya gideceğimi yazmıştım. Evet dostlar diyeceğim o ki:
"Geldim, gördüm, yendim."

Bursa'da tempolu bir yaşam beni bekliyordu. Sabah erkenden kalkmalar, kütüphaneden yer kapmalar, ders çalışmalar derken günü bitiriyorduk. Tabi rutin olarak böyleyken arada kaçamaklar, dostlarla buluşmalar da olmadı değil. Fakat çok da gezip tozduğum söylenemez. Hatta ne yazık ki Bursa'da da bir canlı bomba olayı oldu. Olanlara üzüleyim mi yoksa orada olmadığıma yakınlarımın da orada olmadığına sevineyim mi bilemedim. (Biliyorum ki çok hassas bir konu. Rabbim bir daha böyle oyunlara fırsat vermesin.)  Zaman, Bursa'da çok çabuk akıp geçti. 

Eve dönme vakti geldiğinde gördüm ki sınavlar beni yıpratmıştı. Grip olmuştum ve bitkindim. Kardeşim diyebileceğim canım arkadaşım (Rumuz eklemek istiyorum. Bundan sonra blogumda ona Madeleine diye hitap edeceğim.) iyileşmem için çok çaba sarf etti. Hakkını yiyemem. Tabi Madeleine ve ben; ikimiz de stresliydik. Madeleine KPSS'ye hazırlanıyordu. Ben ise malum vizeler için Bursa'ya gitmiştim. Uzun aradan sonra buluşmuştuk. Elbette farklı dertlerimiz de vardı ve bu detayı da yabana atmamak gerekti. Tüm bunlarla birlikte didişmeler olmadı değil hani. Olsundu. Biz yine de birbirimizi anlıyorduk ve birbirimizin yanında olmayı biliyorduk.

Yaşasın kardeşlik!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder